|
Nevşehir | otel,hotel,seyehat,turizm,turkey,belediyesi,resimleri,ilçeleri |

GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 5.467 km²
Nüfus: 289.509 (1990)
İl Trafik No: 50
İLÇELER:
Nevşehir ilinin
ilçeleri; Acıgöl,
Avanos, Derinkuyu,
Gülşehir, Hacıbektaş,
Kozaklı ve Ürgüp'tür.
Gülşehir: Nevşehir'e 20
km. uzaklıktadır.
Osmanlı Sadrazamı
Karavezir Mehmet Seyyid
Paşa'nın yaptırdığı
külliye; cami, medrese
ve çeşmeden
oluşmaktadır. İlçedeki
Aziz Jean Kilisesi ve
Sivasa Gökçetoprak
yeraltı şehri görülmeye
değer yerlerdendir.
Kozaklı: Nevşehir' in
yaklaşık 100 km
kuzeyinde yer alan
Kozaklı sağlık turizmi
açısından önemli bir
yere sahiptir. Kozaklı
kaplıcaları, Batı Alman
kaplıcaları Birliği
sınıflamasına göre
sodyumlu, kalsiyumlu,
klorlu olup A ve C grubu
şifalı sular grubuna
girmektedir. Kozaklı
kaplıcalarından iltihabı
olmayan romatizmal
hastalıkların,
kireçlenmelerin, cilt
hastalıklarının, kronik
iltihaplı kadın
hastalıklarının, damar
sertliklerinin, mantar
hastalıklarının
tedavisinde başarılı
sonuçlar alındığı
gözlenmiştir.
Acıgöl: Aksaray-Nevşehir
yolu üzerinde yer alan
ve Nevşehir'e uzaklığı
yaklaşık 20 km. olan
Acıgöl'de tespit
edilebilen en eski
yerleşim M.Ö. VIII.
yüzyıla aittir. Ağıllı
köyü yakınlarındaki
Topada Geç Hitit
Dönemi'ne ait Hitit
hiyeroglifi ile yazılmış
kaya anıtında bölgenin
siyasi durumu ve
liderinin icraatları ile
ilgili bilgiler yer
almaktadır.
Derinkuyu:
Nevşehir-Niğde karayolu
üzerinde eski adı
Melegobia olan Derinkuyu
Nevşehir'e 29 km.
uzaklıktadır. Akarsuyu
ve gölü bulunmayan bu
ilçenin içme suyu 60-70
m derinlikteki
kuyulardan temin
etmesinden dolayı
"Derinkuyu" olarak
adlandırılmıştır.İlçede
85 m derinliğinde bir
yeraltı şehri
bulunmaktadır. Bu
yeraltı şehri, bir
yeraltı şehrinde bulunan
tüm özelliklere
sahiptir.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Karayolu ile
Nevşehir'e her yerden
ulaşım mümkündür.
Otogar Tel: (+90-384)
213 40 25
Havayolu: Hava Limanı
şehir merkezine 30 km
uzaklıktadır. Merkezden,
otobüs, dolmuş ve taksi
ile ulaşmak mümkündür.
GEZİLECEK YERLER
Müzeler ve Örenyerleri
Müzeler
Nevşehir Müzesi
Adres: (384) 213 14 47
Faks: (384) 212 43 38
Hacıbektaş Müzesi
Adres: Nevşehir Cad.
Hacıbektaş - Nevşehir
Tel: (384) 441 30 22
Ürgüp Müzesi
Adres: Kayseri Cad. No:
39 Ürgüp - Nevşehir
Tel: (384) 341 40 82
Hacı Bektaş Arkeoloji ve
Etnografya Müzesi:
Hacıbektaş ilçesinde
bulunan arkeolojik ve
etnografik eserlerin
sergilendiği müzede, iki
eser deposu, laboratuvar
ve kütüphane
bulunmaktadır.
Suluca-Karahöyük
kazılarından ele geçen
buluntular Eski Tunç,
Assur Ticaret
Kolonileri, Hitit, Phryg,
Roma, Doğu Roma Çağı
eserlerinin yanı sıra
çeşitli etnografik
eserler teşhir
edilmektedir.
Göreme Açık Hava Müzesi:
Nevşehir'e 13 km.
uzaklıkta ve Göreme
kasabasının 2 km.
doğusunda yer alan bir
kaya yerleşim yeridir.
M.S. 4. yüzyıldan 13.
yüzyıla kadar yoğun bir
şekilde manastır hayatı
yaşanmıştır. Hemen her
kaya bloğunun içinde
kiliseler, şapeller,
yemekhaneler ve oturma
mekânları mevcuttur.
Bugünkü Göreme Açık Hava
Müzesi manastır eğitim
sisteminin başlatıldığı
yer olarak kabul edilir.
Soğanlı, Ihlara,
Açıksaray aynı eğitim
sisteminin daha
sonraları görüldüğü
yerlerdir.
Kiliseler, 2 tür
teknikle boyanmıştır.
Birincisi, doğrudan
doğruya kaya yüzeyi
düzeltilerek üzerine
yapılan boyama; ikincisi
ise, kaya üzerine
yapılan secco (tempera)
ve fresko tekniği ile
yapılan boyamadır.
Kilisede işlenen konular
İncil ve Hz. İsa'nın
hayatından alınmıştır.
Göreme Açık Hava
Müzesi'nde Kızlar ve
Erkekler Manastırı, Aziz
Basil Kilisesi, Elmalı
Kilise, Aziz Barbara
Kilisesi, Yılanlı
Kilise, Karanlık Kilise,
Çarıklı Kilise ve Tokalı
Kilise bulunmaktadır.
Örenyerleri
Nevşehir Müzesi
Zelve - Avanos - Aktepe
Çavuşin Kilisesi -
Avanos - Çavuşin
Kaymaklı Yeraltı Şehri -
Kaymaklı Kasabası
Derinkuyu Yeraltı Şehri
- Derinkuyu
Açıksaray - Gülşehir
St. Jean Kilisesi -
Gülşehir
Özkonak Yeraltı Şehri -
Avanos - Özkonak
Kasabası
Mazi Yeraltı Şehri -
Ürgüp
Tatlaring Kilisesi -
Acıgöl
Paşabağları - Avanos -
Çavuşin
Ürgüp Müzesi
M. Paşa Kiliseleri -
Ürgüp - Mustafapaşa
Pancarlı Kilisesi -
Ürgüp - Mustafapaşa
Üzümlü Kilise ve Çev. -
Ürgüp - Ortahisar
Hallaç Manastırı - Ürgüp
- Ortahisar
Sete. Teodore Kilis. -
Ürgüp - Yeşilöz
Hacı Bektaşi Veli Kültür
Müzesi
Suluca Karahöyük -
Hacıbektaş
İlicek Höyük - İlicek
Köyü
Kayaaltı Höyük -
Kayaaltı Köyü
Abdal Kalesi - Kızılöz
Çiftliği
Kalehöyük - Karaburma
Paşabağları ve Zelve
Ören Yeri : 1 km.
uzaktaki peribacaları en
iyi Zelve ören yerinden
görülmektedir. Burada
ayrıca Aziz Simeon adına
yapılmış şapel ve birçok
kaya mekânları
bulunmaktadır.
Paşabağları'nın daha
ilerisinde Göreme-Avanos
karayolundan 2 km.
içerde olan ve 3 vadiden
oluşan Zelve ören yeri,
peribacalarının en yoğun
olduğu yerdir. 9. ve 13.
yüzyıllarda
Hıristiyanların önemli
yerleşim ve dini
merkezlerinden birisi
olmuştur. Balıklı,
Üzümlü ve Geyikli
kiliseler vadinin en
önemli kiliseleri olup
ikonoklastik dönem
öncesine aittir.
1952 yılına kadar iskân
edilmiş vadide
manastırlar, kiliseler,
yerleşim yerleriyle,
tünel, değirmen, cami
gibi yapılar
bulunmaktadır.
Avanos
Nevşehir'in 18 km
kuzeyinde olan Avanos'un
antik dönemdeki adı
Venessa'dır. Çok sayıda
çanak çömlek atölyesi
bulunan ilçede seramik
yapım geleneği
Hititlerden beri
süregelmektedir.
Kızılırmak'ın getirdiği
kırmızı toprak ve milden
elde edilen seramik
çamuru, Avanoslu seramik
sanatçılarının elinde
şekil almaktadır.
Çömlekçilik
Avanos'ta da
Hititler'den beri çarkla
çanak-çömlek yapıldığı
bilinmektedir.Bu el
sanatı kavimden
kavime,babadan oğula
geçerek günümüze kadar
gelmiştir. Avanos'un
dağlarından ve
Kızılırmak'ın eski
yataklarından yumuşak ve
yağlı kil topraklar
elenir ve iyice
yoğurularak çamur haline
getirilir.Çark adı
verilen ve ayakla
döndürülen tezgah
üzerindeki çamurun
maharetle
şekillendirilmesiyle
istenilen çanak yapılmış
olur.İşlik denilen
atölyelerde üretilen
çanaklar önce
güneşte,daha sonra da
gölgede kurutulduktan
sonra,saman ve talaşla
yakılan fırınlarda 800
dereceden başlayıp 1200
derece sıcaklık arasında
özenle pişirilir.
Yörede yemek kapları,su
testileri,kışlık yiyecek
saklamak için çömlekler
ve küpler,su kükleri
tanınan çanak
ürünleridir.
Avanos,günümüzde
"Kapadokya'nın el
sanatları ve alış-veriş
merkezi"olarak
tanınmaktadır.
Ürgüp
Nevşehir'in 20 km
doğusunda olan Ürgüp
Kapadokya Bölgesinin en
önemli
merkezlerindendir.
Göreme'de olduğu gibi
tarihsel süreç
içerisinde çok sayıda
isme sahip olmuştur.
Bizans Döneminde Osiana
(Assiana), Hagios
Prokopios; Selçuklular
Dönemi'nde Başhisar;
Osmanlılar zamanında
Burgut kalesi;
Cumhuriyetin ilk
yıllarından itibaren de
Ürgüp adıyla anılmıştır.
Hacıbektaş
Nevşehir-Kırşehir yolu
üzerinde Nevşehir'e 45
km uzaklıkta olan Hacı
Bektaş, ilçe merkezinde
yapılan kazılar
sonucunda Eski Tunç
Çağı, Hitit, Frig,
Hellenistik ve Roma
Dönemi'ne ait ele geçen
eserler, Hacıbektaş
Arkeoloji Müzesi'nde
sergilenmektedir.
Hacı Bektaş
yakınlarındaki Karaburna
köyü yakınlarında Topada
ve Sivasa'da olduğu gibi
Geç Hitit Dönemi'ne ait
Hitit hiyeroflifi ile
yazılmış Karaburna kaya
anıtı bulunmaktadır.
Hacı Bektaş-i Veli Ve
Bektaşlık
Asıl adı Muhammed bin
Musa olan ve doğum ölüm
tarihi kesin belli
olmayan Hacı Bektaş-ı
Veli'nin 1209 - 1210
tarihlerinde doğup,1270
-1271 tarihlerinde
öldüğü
sanılmaktadır.Anlatılan
menkıbelere göre
Nişaburludur.Çocukluk ve
gençliği Horasan'da
geçmiş, Hoca Ahmet
Yesevi Ocağında felsefe,
sosyal ve müsbet ilimler
öğrenmiştir.
Hacıbektaş,
Selçukluların siyasi ve
iktisadi düzenlerinin
bozulduğu,yönetimde
bölünmelerin ortaya
çıktığı bir dönemde
Horasan'dan Anadolu'ya
gelmiş; köy köy, şehir
şehir gezerek Türk
birliğinin sağlanması,
Anadolu'nun Türkleşmesi
ve İslamlaşması için
çaba harcamıştır. Eski
adı Sulucakarahöyük
bugünkü adıyla
Hacıbektaş İlçesinde
kurduğu okulda
öğrenciler yetiştirmiş;
Türk dili ve kültürünün
yabancı etki ve
yozlaşmalardan korunması
için çalışmıştır. Onun
hoşgörü ve insan
sevgisine dayalı düşünce
sistemi kısa sürede
geniş halk kitlelerine
ulaşarak benimsenmiştir.
"İlimden gidilmeyen
yolun sonu karanlıktır",
"Kadınları okutunuz",
"Eline, diline ve beline
sahip ol", "Araştırma
açık bir sınavdır", "Her
ne ararsan kendinde
ara", "Düşmanınızın dahi
insan olduğunu
unutmayınız".
Yukarıdaki özdeyişler
Hacı Bektaş-ı Veli'nin
felsefesini en güzel
biçimde açıklamaktadır.
Onun dünya görüşü 1948
İnsan Hakları Evrensel
Beyannamesi ile aynı
anlayışı
aksettirmektedir.
Göreme
Göreme Tarihi Milli
Parkı
Göreme Kiliseleri
Mustafapaşa (Sinasos)
Ürgüp’ün 6 km. güneyinde
yer alan Mustafapaşa,
20. yüzyılın başlarına
kadar Rum ve Türklerin
birlikte yaşadığı bir
kasabadır. 19. yüzyılın
sonları ve 20. yüzyılın
başlarına tarihlenen
eski Rum evleri oldukça
zengin taş işçiliği arz
ederler.
Mustafapaşa’nın
batısında yer alan
Gömede Vadisi morfolojik
açıdan Ihlara Vadisi’nin
küçük bir benzeridir.
Ihlara Vadisi’nde olduğu
gibi kaya oyma
kiliselere, barınaklara
ve vadinin içinden geçen
bir dereye sahiptir.
Mustafapaşa’daki önemli
kilise ve manastırlar;
Aios Vasilios Kilisesi,
Sinasos Kilisesi,
Alakara Kilisesi, Aios
Nichole Manastırı,
Konstantin-Helena
Kilisesi, Manastır
Vadisi kiliseleri ve
Basil Kilisesi’dir.
Ayrıca Osmanlı döneminde
inşa edilmiş güzel taş
ve ağaç işçiliği
gösteren bir kervansaray
da bulunmaktadır.
Ihlara Vadisi
Aksaray'a 40 km.
uzaklıktadır. Vadiye,
Aksaray-Nevşehir
karayolunun 11.
km.sinden sapılarak
gidilir. Hasandağı'ndan
çıkan bazalt ve andezit
yoğunluklu lavların
soğumasıyla ortaya çıkan
çatlaklar ve çökmeler
kanyonu oluşturmuştur.
Bu çatlaklardan yol
bulan kanyonun bugünkü
halini almasını sağlayan
Melendiz Çayına ilk
çağlarda Kapadokya
ırmağı anlamına gelen
'Potamus Kapadukus"
denilmekteydi. 14 km.
uzunluğundaki vadi
Ihlara'dan başlar,
Selime'de son bulur.
Vadinin yüksekliği yer
yer 100-150 m.dir. Vadi
boyunca kayalara oyulmuş
sayısız barınaklar,
mezarlar ve kiliseler
bulunmaktadır.Bazı
barınaklar ve kiliseler
yeraltı şehirlerinde
olduğu gibi birbirlerine
tünellerle
bağlantılıdır.
Kaymaklı
Nevşehir' in 20 km
güneyinde bulunan
yeraltı şehridir. VII. -
IX. yüzyıllar arasında
arap saldırılarına karşı
korunmak ve
Hıristiyanlığın
yayılmasına karşı
engelleri önlemek için
sığınak olarak
yapılmıştır. Karışık
tünellerle 4 kat
aşağısına kadar
inilebilmektedir. 5.- 8.
katlar açık değildir.
Tünellerle yatak
odalarına, mutfaklara,
şarap depolarına,
dolaplara ve tapınaklara
gidilebilmektedir.
Tüneller ve katlar arası
değirmen taşları ile
kapatılarak şehrin dış
dünya ile ilgisi
kesilebilmektedir. Bütün
şehrin havalandırılması
büyük bir baca ile
yapılmaktadır.
Yeraltı Şehirleri
Özkonak Yeraltı Şehri:
Avanos'a 14 km.
uzaklıktaki Özkonak
kasabasında bulunan
yeraltı şehri, İdiş
Dağı'nın kuzey
yamaçlarında volkanik,
granit bünyeli tüf
tabakalarının oldukça
kalın olduğu bir yerde
yapılmıştır. Yeraltı
şehri henüz tam olarak
temizlenmemiş olup
temizlendiği kadarıyla
ziyarete açılmıştır.
Kaymaklı Yeraltı Şehri:
Nevşehir'e 20 km.
mesafede bulunan
Kaymaklı kasabasındadır.
8 katlı olup ilk katı
erken dönem
tarihlenmektedir. Roma
ve Bizans dönemlerinde
de diğer alanların
oyularak genişletilmesi
suretiyle yeraltı şehri
haline dönüştürülmüştür.
Bugün 4 katı ziyarete
açıktır.
Tüf kayalara oyulmuş bu
yeraltı şehri, bir
kitlenin geçici olarak
yaşayabilmesi için
gerekli barınma
şartlarına haizdir. Dar
koridorlarla
birbirlerine bağlanan
oda ve salonlar, şarap
depoları, su mahzenleri,
mutfak ve erzak
depoları, havalandırma
bacaları, su kuyuları,
kilise ve dışarıdan
gelebilecek herhangi bir
tehlikeyi önlemek için
kapıyı içten kapatan
büyük sürgü taşları
vardır.
Derinkuyu Yeraltı Şehri:
Nevşehir- Niğde karayolu
üzerinde ve Nevşehir'e
30 km. uzaklıkta bulunan
Derinkuyu ilçesindedir.
Kaymaklı yeraltı
şehrinde olduğu gibi
burada da büyük bir
topluluğu içinde
barındıracak ve
ihtiyaçlarını
karşılayacak mekânlar
vardır. Bu yeraltı şehri
8 katlıdır. Kaymaklı
yeraltı şehrinden farklı
olarak burada
misyonerler okulu, günah
çıkartma yeri, vaftiz
havuzu ve ziyaretçilerin
ilgisini çeken kuyu
mevcuttur.
Yeraltı şehirleri sadece
Kappadokia bölgesinin
jeolojik oluşumlarına
özgü yapılar olup diğer
bölgelerde bu tür
örneklere
rastlanmamaktadır.
Mazı Yeraltı Şehri:
Antik adı "Mataza" olan
Mazı köyü, Ürgüp'ün 18
km. güneyinde, Kaymaklı
yeraltı şehrinin ise 10
km. doğusundadır.
Değişik yerlerde 4
girişi tespit
edilebilmiştir; asıl
girişi düzensiz taşlarla
örülmüş koridor
sağlamaktadır. Kısa
koridordaki iri sürgü
taşı, yeraltı şehrinin
giriş çıkışını kontrol
altına almaktadır. İç
kısımdaki küçük oda,
sürgü taşının rahat bir
şekilde hareket etmesi
için yapılmıştır.
Yeraltı yerleşiminin
geniş alanlarına yayılan
ahırlar, diğerlerinden
farksızdır. Ahırlardan
kısa bir koridor
vasıtasıyla yeraltı
şehrinin kilisesine
ulaşılmaktadır. Bu
mekânın girişi sürgü
taşı ile
kapatılabilmektedir.
Kilise apsisi, köşeye
oyulmuştur ve cephesi
kabartmalarla süslüdür.
Özlüce Yeraltı Şehri:
Eski adı "Zile" olan
Özlüce köyü merkezindeki
yeraltı şehri, Nevşehir-
Derinkuyu karayolu
üzerindeki Kaymaklı
kasabasının 6 km.
batısındadır.
Girişte bazalttan
yapılmış, birbirine
geçmeli iki kemerli
mekân bulunmaktadır.
Daha sonra yine moloz
taşlarla örülü 15 m.
uzunluğunda bir geçit
vasıtasıyla asıl tüf
kayaya ulaşılmaktadır.
Yeraltı şehrine girişi
sağlayan taştan yapılmış
mekânlar, asıl yeraltı
şehrini oluşturan kaya
oyma mekânlara nazaran
daha yenidir. Bu
koridorun bitiminde 1.75
m. çapında sert granit
taştan yapılmış sürgü
taşı bulunmaktadır.
Girişteki ana mekân,
yeraltı yerleşiminin en
geniş alanı olup iki
bölümden ibarettir.
Büyük mekânın sağında
erzak depoları, solunda
ise oturma odaları
bulunmaktadır. Oldukça
uzun olan galerilerin
kenarlarında hücre tipi
odalar, tabanlarda ise
tuzaklar yer alır. Henüz
ziyarete açılmamıştır.
Tatlarin Yeraltı Şehri:
1991 yılında ziyarete
açılan yeraltı şehri
ise, mekânlarının
büyüklüğü, erzak
depolarının sayısının ve
kiliselerin çokluğu
nedeniyle askeri
garnizon ya da manastır
kompleksini akla
getirir. Yeraltı şehri
oldukça geniş alanlara
yayılmış, ancak küçük
bir kısmı
temizlenebilmiştir.
Halen iki katı
gezilebilen yeraltı
şehrinin en önemli
özelliği diğer yeraltı
şehirlerinde pek
bulunamayan tuvalete
sahip olmasıdır.
Kaleler
Nevşehir Kalesi:
Selçuklular döneminde,
Bağdat'a giden kervan
yolunun korunması
amacıyla inşa
edilmiştir. Nevşehir'in
eski yerleşim yerinde,
sağlam bazalt kütleli
bir tepenin üzerinde
bulunan kale, Osmanlı
döneminde Damat İbrahim
Paşa tarafından
onarılmış ve cumhuriyet
döneminde de yeniden
restore edilerek tahrip
olmaktan korunmuştur.
Sur duvarları genelde
sağlam olup, kale girişi
güneybatı yönündedir.
Uçhisar Kalesi: Nevşehir
merkezine 10 km.
uzaklıkta bulunan
Uçhisar, doğal konumu
nedeniyle bir hisar
görünümündedir.
Kapadokya manzarasına
hâkimdir. Doğu Roma
döneminde, korunaklı
yapısı ile Arap
akınlarına karşı kolayca
savunma sağlamıştır.
Kalenin içerisine
oyulmuş eski bir mağara
bulunmaktadır. Mağaraya
üç yol ile girilir ve bu
yollar geniş bir salonda
birleşir. Yolların
birinde taş kapı,
ardında da nöbetçi odası
mevcuttur. Kalenin
içerisinde başka
dehlizler de bulunmakla
birlikte, bunların
bazıları çökmüş bazıları
ise molozla dolmuştur.
Ortahisar:
Ürgüp-Nevşehir yolunun
güneyinde bulunmaktadır.
Yerleşimin ortasında
kayalardan oyma evlerle
çevrelenen doğal bir
kale bulunmaktadır.
Ortahisar’ın en önemli
özelliği, bünyesindeki
yeraltı kentleridir.
Kolayca
şekillendirilebilen bir
kaya yapısına sahip olan
kalede yerin altına
oyulmuş doğal soğuk hava
depoları da bulunmakta
olup, bu depolarda
günümüzde narenciye
saklanmaktadır.
Kaplıca ve İçmeceler
Kozaklı Termal Turizm
Merkezi
Ürgüp İçmece ve
Kaplıcası: Su kaynağı,
ilçe merkezinin 5 km.
doğusunda bulunmaktadır.
Kaplıca suyunun ısı
derecesi 14 °C olup,
tuzlu, kokusuz, gazsız
sular gurubundan
sayılmaktadır. Deri
hastalıklarının
tedavisinde su
banyosundan ve kaynağın
az ilerisindeki kükürtlü
çamurdan yararlanılır.
Bahçeli İçmecesi:
Kaynak, Bahçeli köyünün
kuzeybatısındadır. Suyu
18 °C olan bu içmece
fazla gazlı, kokusuz,
bikarbonatlı sofra
sularını ihtiva eder.
Hazmı kolaylaştıran ve
böbrekleri temizleyen bu
su aynı zamanda sofra
suyu olarak da
kullanılır.
Çorak ve Karakaya
İçmeceleri:
Nevşehir-Avanos karayolu
üzerindeki bu
içmecelerden; Çorak
İçmecesi il merkezine 5
km., Karakaya İçmecesi
de 13 km. uzaklıktadır.
Alkali düzeyi yüksek,
tuzlu ve bikarbonatlı
olan Çorak suyu, içme
olarak
değerlendirildiğinde
sindirimi kolaylaştırıcı
etki yapmaktadır. Sodyum
bikarbonatlı ve alkalik
sulardan olan Karakaya
İçmecesi de mide ve
bağırsak
rahatsızlıklarının
tedavisinde
kullanılmaktadır.
Gümüşkent İçmecesi:
Gümüşkent kasabasının
hemen yakınında bulunan
bu içmece, kısmen doğal,
betonlaşmış bir havuzun
içinde kaynamaktadır.
İkinci bir havuzda
toplanan su, bahçe
sulamasında
kullanılmaktadır.
Gümüşkent İçmecesi,
toprak alkali,
bikarbonatlı ve bol
karbondioksitli bir
maden suyudur. İçme
olarak
değerlendirildiğinde
metabolizma
hastalıklarında
karaciğer ve safra
kesesi hastalıklarında
yararlı olmaktadır.
Cami ve Kiliseler
Kurşunlu Cami (Damat
İbrahim Paşa
Külliyesi-Merkez):
XVIII. yüzyılda
Nevşehirli Damat İbrahim
Paşa'nın yaptırdığı
külliye; cami, medrese,
kitaplık, sübyan
mektebi, imaret ve
hamamdan oluşmaktadır.
Külliyenin
güneydoğusunda olan
cami, 1726 yılında
yapılmıştır. Dıştan
yalın görünüşlü caminin
içi, Lale Devri
özelliğini yansıtan
kalem işi nakışlarla
bezelidir.
Hacı Bektaş Veli Dergahı
ve Külliyesi (Hacı
Bektaş): Hacı Bektaş
Veli, XIII. yüzyılda
yetişmiş ünlü bir
Türk-İslam düşünürüdür.
Üstün zeka ve kişiliğe
sahip olan Hacı Bektaş
Veli, ilk eğitimini
büyük Türk düşünürü
Türkistan Piri, Hoca
Ahmet Yesevi'nin kültür
ocağında almış ve o
dönemde ün yapmış çok
sayıda Türk bilim
adamının yetiştiği
Horasan'da engin bir
bilgi birikimine, geniş
bir dünya görüşüne sahip
olmuştur. Orta
Anadolu'yu şehir şehir,
köy köy dolaştıktan
sonra, yaşayan Türk
gelenek ve göreneklerini
korumaya çalışarak
Suluca Karahöyük'te
İslâm inanç ve öğreti
merkezi kurmuş çok
sayıda öğrenci
yetiştirmiştir. Yeniçeri
ocağının da Piri olarak
bilinen Hacı Bektaş
Veli, Anadolu'daki
Türk-İslam birliğinin
sağlanmasına yardımcı
olmuştur.
Dergah ve Külliye (Hacı
Bektaş): XIV. yüzyılda
Hacı Bektaş Veli'nin
yaptırdığı Kızılca
Halvet (Çilehane) ile
çevre yapılarına sonraki
yıllarda yenileri
eklenmiştir. XIX.
yüzyılda onarılan
Dergah, 1959-1964
arasında Vakıflar Genel
Müdürlüğü'nce yeniden
elden geçirilmiş,
1964'te müze olarak
açılmıştır.
Hacı Bektaş Veli Türbesi
(Pir Evi-Hacı Bektaş):
Türbenin cephesi, yan
yana üç kemerli bir
eyvandan meydana
gelmektedir. Pir Evi'ne
ortadaki büyük kemerin
altındaki demir
parmaklıklı, çift
kanatlı kapıdan girilir.
Tokalı Kilise (Göreme):
Göreme Vadisi'nde,
bölgenin bilinen en
büyük kaya kilisesi olup
Tek Nefli Eski Kilise,
Yeni Kilise, Eski
Kilisenin altındaki
kilise, yeni kilisenin
kuzeyindeki yan şapel
olmak üzere dört
mekandan oluşur. X. yy.
başlarına tarihlenen
Eski Kilise, bugün Yeni
Kilisenin giriş mekanı
şeklinde ise de orijinal
olup tek nefli, beşik
tonozlu bir yapıdır.
Aziz tasvirleri, müjde,
ziyaret, bakireliğin
ispatı, Beytüllahim'e
yolculuk, doğum, üç
müneccimin tapınması,
masum çocukların
katliamı, Mısır'a kaçış,
İsa'nın mabede takdimi,
İsa'nın cehenneme inişi,
İsa'nın göğe çıkışı vb.
gibi tasvirler
bulunmaktadır.
Yeni kilise, enlemesine
dikdörtgen planlı, basit
beşik tonozludur. Beşik
tonozlu nefinde İsa'nın
siklusu kronolojik
sıraya göre daha çok
kırmızı ve mavi renkler
kullanılarak
işlenmiştir. Lapis
mavisi, Tokalı Kiliseyi
diğer kiliselerden
ayıran en önemli
özelliktir.
Enlemesine nefte Aziz
Basil'in hayatı çeşitli
azizlerin tasviri ve
çoğunlukla İsa'nın
mucizelerine ait
sahneler yer alır.
Kilise X. yüzyılın
sonuna ve XI. yüzyılın
başına tarihlenmektedir.
Rahipler ve Rahibeler
Manastırı (Göreme):
Göreme Açık Hava Müzesi
girişinin solunda yer
alan 6-7 katlı kaya
kütlesi "Rahibeler
Manastırı" olarak
bilinir. Bu manastırın
birinci katındaki
yemekhanesi, mutfağı,
bir kaç odası, ile
ikinci kattaki yıkık
şapel de gezilebilir
durumdadır. Üçüncü
kattaki (bir tünelle
ulaşılan) kilisesi
çapraz kubbeli, dört
sütunlu üç apsislidir.
Kilisede doğrudan kaya
üzerine yapılan İsa
freskinin yanında
kırmızı bezemeler
görülür.
St. Basil Şapeli
(Göreme): Göreme Açık
Hava Müzesi'nin
girişindedir. Kilise XI.
yüzyıla
tarihlenmektedir. İsa
portresi, yanında Meryem
ve çocuk İsa, Aziz
Theodore, at üzerinde
ejderle savaşan Aziz
George tasvirleri
bulunmaktadır.
Elmalı Kilise (Göreme):
Göreme Açık Hava
Müzesinde, basit planlı
bir kilisedir. Günümüze
gelmiş fresklerin
altından ikonoklastik
dönemde yapılmış
geometrik bezekler
çıkmıştır. Bundan
Kilisenin 2. dönemde de
kullanıldığı
anlaşılmaktadır.
Fresklerde İsa'nın
yaşamından bölümler
görülmektedir. Mavi, al
ve tonları, kahverengi,
sarı, ak renkler
kullanılmış, giysi
kıvrımları ince
işlenmiştir.
İsa'nın vaftizi, çarmıha
geriliş, değişim, son
yemek, Lazarusun
dirilişi, İsa'nın göğe
çekilişi tasvirlerde
işlenen başlıca
konulardır. Sütunlar,
sütun başlıkları vb.
mimarı öğeler üzerinde
de İncil'i yazan
azizlerin ve kimi
peygamberlerin betimleri
vardır. Adını
çevresindeki elma
bahçelerinden alan
kilisenin freskleri II.
yy.a tarihlenmektedir.
Çavuşin Kilisesi
(Göreme): Göreme-Avanos
yolu kenarında,
Göreme'ye 2.5 km.
uzaklıktadır. Tek nefli,
beşik tonozlu, 3 apsisli
olup narteksi
yıkılmıştır.
İmparator Nicephorus
Phocas adına yapılan
Çavuşin Kilisesi 964-965
yıllarına
tarihlenmektedir.
Kilisede işlenen konular
diğer kaya kiliselerinde
olduğu gibi İncil ve Hz.
İsa'nın hayatından
alınmıştır.
Yılanlı Kilise (Göreme):
Göreme Açık Hava
Müzesindedir.
Kapadokya'da saygın olan
Azizlerin tasvirleri
bulunan kilise, XI. yy.a
tarihlenmektedir.
Tasvirlerden bazıları
şunlardır. İncil tutan
İsa ve yanında Kilisenin
Banisi, Aziz Onesimus,
Ejderle savaşan Aziz
George ve Aziz Theodore,
çıplak uzun saçlı ve
önünde palmiye ağacı
bulunan Aziz Onuphrius.
Karanlık Kilise
(Göreme): Göreme Açık
Hava Müzesindedir.
Narteksteki küçük bir
pencereden ışık alan
kilise oldukça
karanlıktır. Bu yüzden
Karanlık Kilise adıyla
bilinir. Yapı tümüyle
fresklerle bezenmiştir.
Yöredeki kiliselerden
freskleri en sağlam
kalmış olanıdır.
Kilisedeki fresklerde
işlenen konulardan
bazıları şunlardır:
İsa'nın gömütünün
meleklerle korunması,
çarmıha gerilişi,
İsa'nın yakalanışı,
dirilişi, 12 havari ile
son akşam yemeği, incili
yazan dört azizle İsa
birlikte, İsa'nın doğumu
ve vaftizi vb.
Azize Catherine Şapeli
(Göreme): Karanlık
Kilise ile Çarıklı
Kilise arasında yer alan
Azize Catherine
Şapeli'nde, hem narteks,
hem de naos serbest haç
planlı, merkezi
kubbelidir; haç kolları
beşik tonozlu ve apsis
templonludur. Narteks
zemininde mezar
bulunmaktadır. Şapelin
sadece naos kısmında
figürler vardır.
Pandantifler kabartma
geometrik süslemelerle
bezenmiştir.
Çarıklı Kilise (Göreme):
Göreme Açık Hava
Müzesindedir. İsa'nın
göğe yükseliş sahnesi
altında bulunan ayak
izlerinden dolayı
kiliseye "Çarıklı
Kilise" adı verildiği
sanılmaktadır. Kilise
XII. yy. sonu, XIII. yy.
başına tarihlenmektedir.
İsa'nın hayatını konu
alan Siklus, İbrahim
Peygamberin
misafirperverliğini
gösteren Tevrat sahnesi,
Aziz Bani tasvirleri iyi
muhafaza edilmiştir.
Elmalı ve Karanlık
Kiliseye benzemekle
beraber, İsa'nın çarmıha
gidişi ve çarmıhtan
alınışı sahneleri
kilisenin farklı
özelliğidir.
Kilisede, doğum, üç
müneccimin tapınması,
vaftiz, Lazarusun
dirilişi, başkalaşım,
Kudüs'e giriş, ihanet,
kadınlar boz mezar
peşinde, İsa'nın göğe
çıkışı ve aziz
tasvirleri
bulunmaktadır.
Aziz Barbara Şapeli
(Göreme): Elmalı
Kilisenin bulunduğu kaya
bloklarının
arkasındadır. Duvarlara
ve kubbeye zengin
geometrik motifler,
mitolojik hayvanlar ve
askeri semboller
resmedilmiştir.
Duvarlarında taş
izlenimi veren motifler
ayrıca, İsa Pantokrator
(Dünya hakimi) ile
Azizlerden Georgia,
Theodoros ve Barbara'nın
tasvirleri yer
almaktadır. Kilise, II.
yy.ın ikinci yarısına
tarihlenmektedir.
Durmuş Kadir Kilisesi
(Göreme): Bazilika
tipinde olan kilise,
ortasında Papaz tahtı,
iri dikdörtgen
sütunları, vaftiz yeri,
birinci bölmedeki
duvarlara oyulmuş irili
ufaklı mezarlardan
oluşmaktadır. Kaya
kabartma süslemelerinin
en güzel örneklerine
sahip olan bu kilise VI.
ve VII. yy. ara
tarihlenmektedir.
El-Nazar Kilisesi
(Göreme): Göreme-Müze
yolunun sağında, yoldan
yaklaşık 800 m uzaklıkta
El-Nazar vadisindedir.
Kilise X. yy. sonlarına
tarihlenmektedir.
Kilisede, müjde,
ziyaret, doğum, üç
müneccimin tapınması,
Mısır'a kaçış, İsa'nın
mabede takdimi,
Elizabeth'in takip
edilişi, vaftiz vb.
tasvirler bulunmaktadır.
Saklı Kilise (Göreme):
1957 yılında
bulunduğundan dolayı
"Saklı Kilise" adı
verilmiştir. El-Nazar
Kilisesinin
yakınındadır. Kiliseyi
süsleyen resimler sıva
üzerine değil, doğrudan
ana kaya üzerine
yapılmıştır.
Kilisenin etrafında
boyalı bez parçaları
bulunmuş, yapılan
analizler sonucu ise bu
bezlerin kilisenin
boyamasında fırça yerine
kullanıldığı
saptanmıştır. Saklı
Kilise'nin mimarisi,
Mezopotamya kilise
mimari geleneğine
benzemektedir. Kilisede,
müjde, Doğum, İsa'nın
mabede takdimi, vaftizci
Yahya'nın
görevlendirilmesi,
başkalaşım. vb.
tasvirler bulunmaktadır.
Kılıçlar Kilisesi
(Göreme): Kılıçlar
Vadisinde, Göreme Açık
Hava Müzesinin yaklaşık
600 m kuzeydoğusundadır.
Oldukça zengin bir
şekilde fresklerle
süslenmiş olup, uzun bir
İncil siklusunu
içermektedir. IX. yy.
sonu ile X. yy.
başlarına
tarihlenmektedir.
Kilisede, peygamberlerin
görünümü, müjde,
ziyaret, Yusuf'un
Meryem'i suçlaması,
doğum, Yusuf'un rüyası,
Mısır'a kaçış, vaftiz,
İsa ve Zakkeus, kör
adamın iyileştirilmesi,
ayakların yıkanması,
ihanet vb. tasvirleri
bulunmaktadır.
Meryem Ana Kilisesi
(Kılıçlar Kuşluk
Kilisesi-Göreme): Tokalı
Kilisenin arkasındaki
sırtta açık hava
müzesine yaklaşık, 250 m
uzaklıkta, Kılıçlar
Kilisesi'nin güneyindeki
dik yamaçta yer alır.
Kilise, aziz figürleri
ve İncil siklusunun dört
sahnesini içermektedir.
Kilisede, deesis,
Beytüllahim'e yolculuk,
doğum, İsa çarmıhta,
Meryem'in ölümü ve aziz
tasvirleri
bulunmaktadır.
Aziz Eustathios Kilisesi
(Göreme): Tokalı Kilise
ve Meryem Ana Kilisesi
arasındadır. Kilisede
İncil kaynaklı freskler
mevcuttur. X. yy.
başlarına tarihlenen
kilisede, kazıma tekniği
ile yazılmış 1148-1149
tarihi bulunmaktadır.
Tatlarin Kilisesi
(Acıgöl): Tatlarin
yeraltı şehrinin
bulunduğu tepenin
yamacında yer alır.
Oldukça iyi korunmuş
olan fresklerdeki
sahneler betonlarla
birbirinden ayrılmıştır.
Zeminde koyu gri,
tasvirlerde ise mor,
hardal ve kırmızı
renkler kullanılmıştır.
Kilisede, Meryem ve
çocuk İsa, başkalaşım,
İsa'nın cehenneme inişi,
Kudüs'e giriş, 9 adet
aziz tasviri vb.
bulunmaktadır.
Tağar Kilisesi (St.
Theodora
Kilisesi-Ürgüp): Ürgüp
ilçesinin Yeşilöz
köyünde Ürgüp-Kayseri
yolunun 16.5 km uzağında
bulunmaktadır. Üst katta
bulunan galeriye bir
merdivenle
çıkılmaktadır. Bu
nedenle Kapadokya
kiliseleri içinde tek
örnektir. Genelde
freskleri iyi korunmuş
olan kiliseyi üç sanatçı
kendi stiline göre
süslemiştir. Aziz
Theodora adına yapılmış
olan kilise XI. - XIII.
yy.a tarihlenmektedir.
Kilisede, peygamberlerin
görünümü, havarilerin
görünümü, deesis, müjde,
İsa çarmıhta ve
madalyonlar içinde aziz
tasvirleri
bulunmaktadır.
Aziz Jean Kilisesi
(Gülşehir): Gülşehir
ilçe merkezi
girişindedir. Kilise, 2
katlıdır. Alt katında
şarap mahzenleri, su
kanalları ve mezarlar
bulunmaktadır. Üst katı
ise kilise olup
duvarları İncil'den
alınmış sahnelerle
süslenmiştir. 1995
yılında restore
edildikten sonra bugünkü
haline gelmiştir.
Ortodoks Kilisesi
(Derinkuyu): 1858-1860
yılları arasında
yaptırılmıştır.
Derinkuyu yeraltı şehri
bitişiğinde bulunan
kilisenin çevre
düzenleme ve
restorasyonu çalışmaları
sürdürülmektedir.
Milli Parklar ve Korunan
Alanlar
Nevşehir - Göreme Tarihi
Milli Parkı
Yeri: İç Anadolu
bölgesinde , Nevşehir
ili sınırları içerisinde
yer almaktadır.
Ulaşım: Milli Park
alanında ; batı ve güney
yönünde Ankara-Adana
karayolu, Aksaray 'dan
Nevşehir'e ulaşan
karayolu , doğu ve
kuzeydoğudan Kayseri'den
Ürgüp'e gelen karayolu
ile ulaşılır.
Özelliği: Milli Park
orta Anadolu 'nun Hasan
Dağı-Erciyes Dağı
volkanik bölgesinde
kalmaktadır. Saha;
platolar ovalar küçük
dağ bitkileri , yüksek
tepeler, alüvyonla
dolmuş dere ve ırmak
vadileri, drenaj
havzaları ve erozyonlu
dik yamaçlı vadilerde
birbirinden ayrılan
yüksek düzlüklerden
oluşmuştur. Erciyes ve
Hasan Dağının büyük
volkanik konileri ,
kuzeyden Kızılırmak
vadisinin bir kısmı,
bazıları bazaltla kaplı
aşınmış tüf yatakları
araziye hakim
özelliktedir.
Alan;volkanik tüften
oluşmuş ilgi çekici
manzara yapısı
içerisinde Bizans Kilise
mimarisi ve dinsel sanat
tarihinden önemli bir
devri sergilemektedir.
Bölgenin özelliklerinden
burada yaşayanlar
savaşların
etkilerinden,merkezi
idarenin otoritesinden
uzak kalmayı
başarabilmişlerdir.
Ana ulaşım yollarına
uzaklığı ve engebeli bir
alan olması ,gizlenmek
isteyen veya dini
inzivaya çekilenler için
uygun korunma yeri
olmuştur. Manastır
hayatı 3. yüzyıl sonları
ile 4. yüzyıl başlarında
başlamış ve hızla
yayılmıştır.
Manastırlar, kiliseler,
şapeller,yemekhaneler ve
keşiş hücreleri ,depo ve
şarap yapım yerleri
bulunan mekanlar
oyulmuş,duvar resimleri
ile süslenmiştir.
Ayrıca saha içerisinde ,
Ürgüp ,Avcılar, Üçhisar,
Çavuşini, Yeni Zelve
yerleşimleri, Göreme
yöresinin geçmişteki
kültürüne uygun tarım ve
köy hayatını yansıtan
tarihi ve doğal
bütünlüğü sağlayan
sahaları teşkil eder.
Yukarıda anlatılan;
Göreme'nin eşsiz
jeomorfolojik oluşumu ,
estetik manzara
yapısının görsel değeri
ile tarihi ve etnolojik
yapısı Milli Parkın
kaynak zenginliğinin ana
başlıkları sayılabilir.
Görülebilecek Yerler:
Volkanik tüften oluşmuş
ilgi çekici manzara
yapısını oluşturan
Peribacaları aynı
zamanda Bizans kilise
mimarisi ve dinsel sanat
tarihini sergilemesi
açısından başta
görülmesi gerekli
yerlerdendir.
Ayrıca Ürgüp , Avcılar,
Uçhisar, Çavuşini ve
Yeni Zelve yerleşimleri,
Göreme yöresinin
geçmişteki kültürüne
uygun tarım ve köy
(kırsal) hayatını
yansıtan yerleşimler
olması nedeniyle
ziyaretçilerin ilgisini
çekecek niteliktedir.
Mevcut Hizmetler ve
Konaklama: Milli Parkın
ziyaretçileri için en
uygun dönemi 15 Mart-15
Kasım ayları
arasındadır.
Milli Park içerisinde,
hem doğal hem kültürel
değerlerinin farklı bir
yaklaşımla gezilebilmesi
amacıyla
tracking(yürüyüş)hatları
belirlenmiştir.
Ziyaretçiler, Milli Park
içerisinde ve
yakınındaki
yerleşimlerindeki çok
sayıdaki otel ve
pansiyonlarda
konaklanabilir.
Balonla Seyahat
Kapadokya’nın
simgelerinden biri
olmaya başlayan
balonlarla yapılan
turlar, bölgenin eşsiz
güzelliğini görmenin en
etkili yoludur. Gökte
ağır ağır süzülerek
yaklaşık 15 dakika süren
balon tur, Kapadokya
uygarlığının ve doğal
güzelliğinin yürüyerek
ulaşılamayan en uzak
noktalarına kadar
götürür.
COĞRAFYA
Nevşehir il alanı, Orta
Anadolu'da, Erciyes,
Melendiz ve Hasan
dağları gibi eski
yanardağların kül ve
lavlarının birikmesiyle
oluşmuş çok geniş bir
plato üzerinde yer
almaktadır. Bu platoyu,
ülkenin en uzun akarsuyu
olan Kızılırmak,
doğu-batı doğrultusunda
derinliğine oymuştur.
Ayrıca bu alan,
Kızılırmak nehrine
kuzeyden ve güneyden
karışan yan suların
açtığı derin vadilerle
de sık bir şekilde
parçalanmıştır. İl
merkezi, Kızılırmak
platosu adıyla anılan bu
geniş ve yüksek
düzlüklerin batı
yamaçlarında
kurulmuştur.
Nevşehir, yazları sıcak
ve kurak, kışları ise
soğuk ve yağışlı geçen
tipik karasal iklim
özelliğine sahiptir.
Peribacalarının Oluşumu
Vadi yamaçlarından inen
sel sularının ve
rüzgarın, tüflerden
oluşan yapıyı
aşındırmasıyla
'peribacası' adı verilen
ilginç oluşumlar ortaya
çıkmıştır. Sel sularının
dik yamaçlarda kendine
yol bulması, sert
kayaların çatlamasına ve
kopmasına neden
olmuştur. Alt kısımlarda
bulunan ve daha kolay
aşınan malzemenin derin
bir şekilde oyulması ile
yamaç gerilemiş, böylece
üst kısımlarda yer alan
şapka ile aşınmadan
korunan konik biçimli
gövdeler ortaya
çıkmıştır. Daha çok
Ürgüp civarında bulunan
şapkalı peribacaları
konik gövdeli olup, tepe
kısımlarında bir kaya
bloku bulunmaktadır.
Gövde tüf, tüffit ve
volkan külünden oluşmuş
kayaçtan; şapka kısmı
ise lahar ve ignimbrit
gibi sert kayaçlardan
oluşmaktadır. Yani
şapkayı oluşturan kaya
türü, gövdeyi oluşturan
kaya topluluğuna oranla
daha dayanıklıdır. Bu,
peribacasının oluşumu
için ilk koşuldur.
Şapkadaki kayanın
direncine bağlı olarak
peribacaları uzun veya
kısa ömürlü olmaktadır.
Kapadokya bölgesinde
erozyonun oluşturduğu
diğer peribacası tipleri
ise, konili, mantar
biçimli, sütunlu ve
sivri peribacalarıdır.
Peribacaları en yoğun
şekilde
Ürgüp-Üçhisar-Avanos
üçgeni arasında kalan
vadilerde,
Ürgüp-Şahinefendi
arasındaki bölgede
Nevşehir Çat kasabası
civarında görülür.
Peribacalarının dışında
vadi yamaçlarında yağmur
sularının oluşturduğu
ilginç kıvrımlar bölgeye
ayrı bir özellik
katmaktadır. Bazı
yamaçlarda görülen renk
armonisi, lav
tabakalarının ısı
farkından dolayıdır. Bu
oluşumlar Üçhisar,
Çavuşin-Güllüdere,
Göreme-Meskendir,
Ortahisar -Kızılçukur ve
Pancarlıkta görülür.
TARİHÇE
Tarihi M.Ö. 3000
yıllarına kadar uzanan
ve tarih öncesi
çağlardan beri bir çok
yerleşmeye sahne olan
kent tarihte Kapadokya
Krallığı adıyla
anılmıştır. Nevşehir'de
Hititler, Persler,
Makedonyalılar,
Selevkoslar, Roma,
Bizans, Selçuklu,
Dulkadiroğulları ve
Osmanlılar hüküm
sürmüştür.
NE YENİR?
Yöre üzümünden yapılan
şaraplar, pekmez,
Avanos'un çömlek kebabı,
Acıgöl'ün kabak tatlısı,
Ortahisar'ın
mağaralarında depolanan
limon ve greyfurtlar,
Ortahisar nefis
kayısıları mutlaka
tadılmalıdır.
NE ALINIR?
Yöreden alınabilecek
hediyelik eşyalar çömlek
işi kapkacaklar, deri
işleri, halıcılık, onyx
taşından yapılmış süs
eşyaları yöreden
alınabilecek hediyelik
eşyalardır.
LİNKLER
Cappadocia (Urgüp
Kaymakamlığı)
http://www.cappadocia.gen.tr
Nevşehir Belediyesi
http://www.cappadocia.gov.tr
Derinkuyu Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/derinkuyu/
Göreme Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/goreme
Gülşehir Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/gulsehir
Hacıbektaş Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/hacibektas
Mustafapaşa Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/mustafapasa
Ortahisar Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/ortahisar
Özkonak Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/ozkonak
Üçhisar Belediyesi
http://www.wec-net.com.tr/belediye/uchisar
YAPMADAN DÖNME
Nevşehir kaya
kiliselerini, Bizans
duvar fresk sanatlarını
görmeden,
Türk-İslam sanatı
örneklerinin
sergilendiği Hacıbektaş
Müzesini gezmeden,
Nevşehir merkezindeki
Damat İbrahim Paşa Cami
ve Külliyesini görmeden,
Acıgöl'deki Hitit kaya
kitabesini ziyaret
etmeden,
Çanak-çömlek, bakır ve
oniks taşından yapılmış
süslemeler, deri işleri
hediyelik eşya almadan,
Avanos'ta çanak-çömlek
atölyelerinde ayakla
çevrilen tezgahların
başına geçerek, seramik
kap yapmadan,
Yöreye özgü şaraplardan
tatmadan,
....Dönmeyin.
|
|
|
|
|
|
|