|
Muhabbetgulu
|
|
|
|
|
Ağrı | otel,hotel,seyehat,turizm,turkey,belediyesi,resimleri,ilçeleri |

GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 11.376 km²
Nüfus: 437.093 (1990)
İl Trafik No: 04
1650 metre yüksekliğindeki bir
yaylada yer alan Ağrı, ismini
yanında heybetle görünen dağdan
almaktadır. Türkiye'ye en
tepeden bakabileceğiniz ve
doğuya açılan kapısı Ağrı, tarih
boyunca çok sayıda kavim ve
medeniyete ev sahipliği
yapmıştır. Ağrı ili, yazın
dağcılık ve doğa yürüyüşüne, kış
mevsiminde kayak sporuna
elverişli parkurlara sahip
efsanevi dağı ile doğunun turizm
merkezleri arasındadır.
İLÇELER:
Ağrı ilinin ilçeleri; Diyadin,
Doğubayazıt, Eleşkirt, Hamur,
Patnos, Taşlıçay ve Tutak'tır.
Diyadin: Merkez ilçenin
doğusunda, Erzurum - İran
yolunun 50. kilometresinde 7
km.lik bir yol ile bu yola
bağlanmıştır. Murat nehri
kıyısında yer alan kaplıcaları
ile ünlüdür. Diyadin
Kaplıcaların suları cilt,
romatizma, adale ağrıları için
şifalı sulardır.
Doğubayazıt: İl merkezinin 93
km. doğusunda, Erzurum - İran
yolu üzerindeki İlçenin en
önemli tarihi eseri İshak Paşa
Sarayı'dır. Balık Gölü ve Ağrı
Dağı yamacındaki Meteor çukuru,
ilçenin ilgi çeken diğer
değerleridir.
Eleşkirt: 1998 yılında İlçeye,
Güneykaya mevkiinde kayak
turizmine yönelik tesisler
yaptırılmıştır.
Hamur: İl merkezine 15 km.
güneyinde yer alan İlçenin
başlıca tarihi eserleri
Selçuklulardan kalma Havaran
Kalesi ve Mahmut Paşa
Kümbetidir.
Patnos: İlçe Ekonomisine
canlılık getirecek sergi, fuar,
panayır gibi etkinlikler
yapılmamaktadır. Turizm
açısından da art bölgede yer
aldığı için herhangi bir
faaliyet yoktur. Aynı zamanda
turistlerin ilgilenebilecekleri
yeterli bir tarihi ve doğal
güzellikleri bulunmamaktadır.
Mevcut eserler ise doğa ve insan
tahribatı nedeniyle gözle
görülebilir özelliklerini
kaybetmiştir.
Taşlıçay: Ağrı ilinin orta
kısmında bulunan Taşlıçay
ilçesinin kuzey ve güneyinde
bulunan 2000 m yükseklikteki
dağlar,orta bölümde Murat Vadisi
ile ayrılır.Arazi volkaniktir,en
yüksek noktası Güneydeki Aladağ
üzerinde bulunan Koçbaşı
tepesidir.
Tutak: Deniz seviyesinden 1535
metre yükseklikteki ilçenin
alanı 1562 Km². dir. Yörenin
toprakları yüksek yayla
karakterinde ve oldukça
engebelidir.
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Karayolu ile çevre il
ve ilçelerden Ağrı ya, Ağrıdan
çevre il ve ilçelere düzenli
karayolu ulaşımı olduğu gibi
büyük şehirlerede hergün
karşılıklı otobüs seferleri
vardır.
Otogar Tel: (+90-472) 212 09 63
Demiryolu
İstasyon Tel: (+90-472) 2l3 79
l9
Havayolu: Havalimanının kent
merkezine uzaklığı 7 km.dir.
Havalimanı Tel: (+90-472) 216 04
02 - 216 04 00
GEZİLECEK YERLER
Ağrı - Ağrı Dağı
Türkiye'nin en büyük dağı olan
Ağrı Dağı jeolojik konumu ve
Büyük Tufandan sonra Nuh'un
gemisine ev sahipliği yapması
dolayısıyla efsanevi özelliği
olan bir dağdır. Kutsal
kitaplarda da adı geçen Ağrı
Dağının farklı dillerde bir çok
ismi vardır. Başlıcaları, Ararat,
Kuh - i Nuh, Cebel ül Haristir.
Marco Polonun hiç bir zaman
çıkılamayacak dediği Dağa ilk
tırmanışı, kayıtlara göre 9 Ekim
1829 yılında Prof. Frederik Von
Parat tarafından
gerçekleştirildi. İkinci kış
tırmanışı ise ilk tırmanıştan
çok sonra 21 Şubat 1970' de
Dağcılık Federasyonu eski
başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör
tarafından gerçekleştirildi.
1980'li yıllarda binlerce dağcı
Ağrı Dağını ziyaret etti. Ağrıya
tırmanışa 1990 yılında
yasaklandı.1998 de Dağcılık
Federasyonunun bir grup dağcıya
izin vermesiyle bu yasak
kaldırıldı.
Yükseklik 5165 m.
Konumu Doğu Anadolu'da İran
sınırları yakınında yükselir.
(Aras-Murat Nehirleri arası)
Tırmanış Zamanı Tırmanışlar İçin
En Uygun Zaman Temmuz, Ağustos
ve Eylül aylarıdır. Kış
tırmanışları zorlu ancak
zevklidir.
Özellikleri Ağrı dağı(5165 m.),
Anadolu Yarımadası ve Avrupa'nın
en yüksek doruğudur. 4000
metreye kadar bazalt daha sonra
sonraki yükseklikte andezit
lavlarından oluşarak volkanik
bir dağ özellikleri gösterir.
Dağın doruğunda bir örtü buzulu
vardır. Doğu yüzünde Serdarbulak
yaylası ve 3896 m. yükseklikteki
Küçük Ağrı Dağı yer alır. Ağrı
dağı yüksekliği, buzulları,
insanları, değişik yapısal
görünümleri, kar sınırına kadar
kaplı otlukları ve dağ çayırları
ile ilginç ve çekici bir
görünüme sahiptir.
Ulaşım ve Konaklama
Trabzon-Erzurum-Tahran
Uluslararası kara yolları Ağrı
eteklerini dolanarak İran'a
uzanır. Ankara-Erzurum arasında
düzenli olarak hava, demir ve
karayolu bağlantısı mevcuttur.
Dağa en yakın merkez
Doğubeyazıt'tır. Buraya Ağrı ve
Erzurum'dan ulaşmak mümkündür.
Kent ve çevresinde konaklama ve
lokanta tesisleri vardır.
Tırmanışlar
Malzemeler Krampon, İp (11 mm),
Buz Kazması, Emniyet Malzemeleri
(Perlon, Buz Burgusu vb)
Yaz çıkışlarında (-5, -10 ºC'ye)
dayanaklı uyku tulumu, anorak,
rüzgarlık, diğer kamp
malzemeleri ile gerekli
ihtiyaçlar, Dağcıların çıkışları
izne tabi olan Ağrı ve Küçük
Ağrı dağlarına tırmanışlarında
şu noktalarından hareket
etmeleri zorunludur.
* Ağrı dağına çıkışlar
Doğubeyazıt - Topçatan köyü -
Eli Çiftliği güzergahından olmak
şartıyla yalnızca dağın
Doğubeyazıt sınırları içinde
kalan cephesinden yapılmaktadır.
* Küçük Ağrı Dağına ise yalnızca
kuzeybatı güzergahından çıkış
yapılmaktadır. Ağrı Dağı
doruğuna tırmanmak için
haberleşme, taşıma güvenlik ve
tırmanma açısından en rahat ve
sık kullanılan rota güney
rotasıdır.
* Doğubeyazıt'ta konaklayan
dağcılar tırmanış için gerekli
hazırlıkları burada tamamlayarak
oto mobil ile Eli köyüne
ulaşırlar. Burada su ikmali
yapıldıktan sonra 7-8 saatlik
bir yürüyüşle 2800 m.
yükseklikteki ilk kamp yerine
varılır ve burada geceleme
yapılır. 2. gün 4-6 saatlik bir
tırmanışla 4200 m. dolaylarında
ikinci kamp yerine ulaşılır.
Doruk tırmanışı için krampon,
buz kayması ve ip alınması
zorunludur. 8-10 saatlik
tırmanışla doruğa ulaşılır ve
birinci kamp yeri olan 2800 m.
ye dönüş yapılır.
Ağrı - Bubi Dağı
Doğu Anadolu Bölgesi, Ağrı ili
sınırları içinde yer alan Kayak
Merkezi Ağrı şehir merkezine 18
km. mesafedeki Bubi dağında
kurulmuştur.
Ulaşım: Ankara ve İstanbul'dan
haftanın belirli günlerinde uçak
seferleri bulunmaktadır. 18 km.
uzaklığındaki şehir merkezine
ulaşım, özel araçlarla
mümkündür.
Coğrafya: Karasal iklimin hüküm
sürdüğü kayak merkezinde kayak
için en uygun sezon Aralık-Nisan
aylarıdır. Alpin Çayırlarla
kaplı merkezde, kayak mevsiminde
kar yüksekliği 1-2 metreyi
bulmaktadır.
Konaklama ve Diğer Hizmetler:
Ağrı il Özel İdare Müdürlüğüne
ait bir kayak evi hizmete
girmiştir. Merkezde 60 kişilik
bir kafeterya bulunmaktadır.
Mekanik Tesisler ve Pistler:
Kayak Merkezinde uzunluğu 1227
m. olan 600 kişi/saat kapasiteli
teleski hizmet vermektedir.
Ayrıca Ağrı'ya 45 km., Eleşkirt
ilçesine 4 km. uzaklıkta, 4
kişilik iskemleli sökülebilir
telesiyej tesisi daha
yapılmıştır. Tesis uzunluğu 1650
m olup kapasitesi. 1000
kişi/saattir.
Ağrı Dağı
Türkiye'nin en yüksek dağı olan
Ağrı Dağı (5165 m.) eskiden beri
bilginlerin, dağcıların,
serüvencilerin ilgisini çekmiş
ve birçok hikaye, türkü ve
efsaneye konu olmuştur.
İncil ve Tevrat'ta da adı geçen
dağa, turizm açısından önemli
bir konum kazandıran yaygın
inanca göre; Nuh Peygamber
zamanında yeryüzünü kötülükler
kaplamıştır. İnsanlara bir ders
vermek amacı ile Tanrı, Nuh'a
bir gemi yapmasını emreder. 300
arşın boyunda, 50 arşın
genişliğinde ve 30 arşın
yüksekliğinde yapılacak gemiye,
Nuh Peygamber, eşi, oğulları,
oğullarının eşleri ile birlikte
yeryüzünde bulunan bütün canlı
türlerinden 7 erkek, 7 dişi,
sürüngenlerden 2 erkek, 2 dişi,
yeterli yiyecek de alarak
binecektir. Nuh Peygamber,
Tanrının emri doğrultusunda
gemiyi yapar ve canlılarla
beraber gemiye girer. 7 gün
sonra 40 gün 40 gece süren tufan
sonucunda gemidekilerin dışında
kalan tüm canlılar yok olur.
Suların çekilmesi ile gemi, Ağrı
Dağı'na oturur ve içindeki
canlılar sevinçle gemiden
ayrılarak yeryüzüne dağılır. Bu;
yönüyle dini açıdan çok özel
olan dağ, düz bir arazide aniden
yeryüzünden göğe doğru yükselen
heybetli görünümü, yazın bile
karlı dorukları, bitki örtüsü ve
barındırdığı hayvan türleri ile
etkileyicidir.
Nuh'un Gemisinin İzi
Türkiye-İran transit yoluna 3.5
km. uzaklıkta, Ağrı Dağı'nın
güneyinde Telçeker ile Meşar
köyleri arasında yer alan doğal
bir anıttır. Bu anıt gemiye
benzer bir siluettedir. Başta
Amerikalı araştırmacı James
Irwin olmak üzere birçok
araştırmacı büyük tufandan sonra
Nuh'un gemisinin buraya oturduğu
yönündeki iddiaları araştırmak
üzere kutsal geminin
kalıntılarını bulmak için 1983
yılından itibaren çalışmalara
girişmişlerdir. Kültür Bakanlığı
gemi kütlesine benzeyen bu
jeomorfolojik yapının "Korunması
Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı"
özelliği taşıması münasebetiyle
1987'de 3657 sayılı kararı ile
burayı doğal SİT alanı ilan
etmiştir.
Meteor Çukuru
Alaska'daki meteor çukurundan
sonra dünyanın 2. büyük göktaşı
çukurudur. Gürbulak Hudut Kapısı
ile Sarıçavuş köyü arasında,
İran sınırına 2 km. kadar
mesafededir. 70-80 yıl önce
düşen bir Göktaşı tarafından
oluşturulan meteor çukuru 35 m.
genişliğinde ve 60 m.
derinliğindedir.
Müzeler
Ağrı İshak Paşa Sarayı
Doğubayazıt ilçesinin 5 km.
doğusunda, bir tepe üzerine
kurulan saray İstanbul Topkapı
Sarayı'ndan sonra yapılmış
sarayların en ünlüsüdür.
Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale
Devri’ndeki son büyük anıt
yapısıdır. 18. yüzyıl Osmanlı
mimarisinin en belirgin ve
seçkin örneklerinden olduğu
kadar, sanat tarihi yönünden de
değeri büyüktür.
Saray binasının bulunduğu zemin,
vadi yakası olduğundan, kayalık
ve sert bir yerdir. Eski Beyazıt
şehrinin merkezinde olmasına
rağmen, bu yapının üç tarafı
(kuzey, batı, güney) dik ve
meyillidir. Sadece doğu
tarafında müsait bir düzlük
vardır. Sarayın giriş kapısı
buradadır. Saray, kalelerin
özelliğini kaybettiği, ateşli
silahların bulunduğu bir çağda
yapıldığından, doğu yönündeki
tepelere karşı müdafaası
zayıftır. Cümle kapısı savunma
bakımından en zayıf noktasıdır.
Cümle kapısı bölümü, İstanbul ve
Anadolu'da kurulan
saraylarınkinden farksız olup,
taş işçiliği ve oymacılığı
yönünden muntazamdır. Türklere
özgü tarihi saray
örneklerindendir. 366 odadan
oluşan sarayın yapımına Çıldır
Beyi Çolak Abdi Paşa tarafından
1685 yılında başlanmıştır. 1784
yılında saray iki avlu ve bu
avluda bulunan yapılar
topluluğundan meydana gelmiştir.
Birinci avludaki yapıların
bazıları yıkılmıştır. Dört
tarafı yapılarla çevrili ikinci
avlu dikdörtgen planlıdır.
Girişe göre sağ tarafta selamlık
ve onun arkasında haremlik
vardır. Bunların sonunda cami ve
türbe bulunmaktadır. Türbe
Selçuklu kümbet mimarisi
üslubunda inşa edilmiştir.
Mağaralar
Buz Mağarası: Küçük Ağrı Dağı
eteğinin bittiği düzlükte
bulunmaktadır. Doğubayazıt-Gürbulak
transit yolunda Hallaç köyü yolu
sapağına 3 km. mesafededir.
Örneğine çok az
rastlanılabilecek doğal bir anıt
durumundaki mağara toprağın
15-20 m. derinliğinde yer
almakta olup 100 m. uzunluğa ve
50 m. genişliğe sahiptir. Mağara
içinde insan büyüklüğünde buzdan
dikitler yer almakta ve bu
dikitler ışık altında farklı
renklere bürünmektedir.
Meya Mağaraları: Diyadin'e 15
km. uzaklıkta bulunan, kayaların
insan eliyle oyularak barınma,
ibadet ve diğer yaşamsal
faaliyetlerin gerçekleştirilmesi
amacına yönelik olarak yapılmış
mağaralardır. Eski bir yerleşim
merkezi olan bu mağaralar bütün
olarak ele alındığında adeta bir
anıt kent niteliğinde olup,
değişik inanç ve kültürlerin
izlerini taşımaktadırlar.
Oldukça geniş olan mağaralarda
kilise ve mezar kalıntıları ve
su kanalı bulunmaktadır. Tokluca
Kalesi'nden yer altına inen
merdivenler aracılığı ile bu
mağaranın bağlantısı olduğu
düşünülmektedir.
Kaleler
Tokluca Kalesi: Diyadin ilçesine
19 km. mesafede bulunan Tokluca
köyünün hemen arkasındaki tepe
üzerinde bulunmaktadır. 100-150
m. uzunluğunda bütün bir kaya
kütlesi gibi duran kale 2 m.
uzunluk ve genişliğindeki
taşlardan yapılmıştır. Kalenin
üstünde yer alan 3 m.
genişliğindeki bir giriş
deliğinden 30 basamaklı
merdivenle kale içindeki
sahanlığa inilmektedir. Bu
sahanlıktan üç ayrı yeraltı
tüneline açılan giriş kapıları
ve merdivenler bulunmaktadır. Bu
tünellerden birine 70 basamaklı,
diğerine de 350 basamaklı
merdivenle inilmekte olup bu
tünellerin Meya Mağaraları'na
ulaşmakta kullanıldığı tahmin
edilmektedir.
Kan Kalesi: Tutak ilçesinin 15
km. batısında eski adıyla "Kalekule"
denilen Dönertaş köyü
yakınlarında bulunmaktadır.
Hangi tarihte ve kimler
tarafından yaptırıldığı
bilinmeyen kale "Kale-i Hum"
adıyla da bilinmektedir.
Doğubayazıt Kalesi: Eski
Beyazıt'ın kuzey doğusundaki
Belleburç denilen yerde, kayalar
üzerinde, Doğubayazıt'ın 5 km.
doğusundadır. Kaledeki Urartu
mezarları ve antik çağlara ait
kalıntılar, buranın antik kent
olduğunu göstermektedir. Kaleyi
inşa edenler ya da yapım tarihi
ile ilgili bir bilgi
bulunmamaktadır.
Diyadin Kalesi: Diyadin ilçe
merkezinde Murat Nehri
kıyısındaki kayalıklarda
kurulmuş olan kale, Evliya
Çelebi'nin Seyahatname'sine göre
Akkoyunlu Hükümdarı Uzun
Hasan'ın oğlu Ziyaüddin
tarafından yaptırılmıştır.
Gerçekte ise, kullanılan
malzemeler ve yapılış tarzı,
Urartular tarafından inşa
edildiğini göstermektedir.
Akkoyunlu, Karakoyunlu ve
Osmanlılar döneminde onarım
görmüştür.
Havaran Kalesi: Hamur ilçe
merkezinde bulunmaktadır. Hamur
Deresi'nin üzerindeki
kayalıklara kurulmuştur. Dereden
yüksekliği 100 m. civarındadır.
Selçuklu dönemine ait olan kale
içinde cami, kalebeyi konağı,
deve hanları ile kaleden 400 m.
uzaklıkta ve kaleden daha yüksek
bir tepe üzerinde gözetleme
kulesi bulunmaktadır.
Şoşik Kalesi: Hamur ilçesine 35
km. uzaklıkta bulunan Karlıca
köyündeki sarp kayalıklar
üzerine kurulmuş bir kaledir.
Kalenin ne zaman ve kimler
tarafından yaptırıldığı kesin
olarak bilinmemekle beraber
Evliya Çelebi'nin
Seyahatname'sinde kaleden
"Azerbaycan Hükümdarı Ziyaüddin
tarafından yaptırılmıştır"
şeklinde bahsedilmektedir. Kale
içerisinde ibadethane, hamam,
gözetleme kulesi, zindanlar ile
su kulesi bulunmaktadır. Kale
Karakoyunlular zamanında tamir
görmüştür.
Kız Kalesi: Şoşik Kalesi'nin 2
km. doğusundaki bir tepe üstünde
yer alan kalenin Şoşik
kalebeyinin kızı için
yaptırıldığı rivayet
edilmektedir.
Küpkıran (Harabe Göl) Kalesi:
Ağrı il merkezinin 20 km.
doğusunda yer alan Yukarı
Küpkıran köyü ile Harabegöl köyü
arasında bulunmaktadır. Büyük
kesme taşlardan yapılmış
mazgallı bir kaledir. Eski ve
önemli bir yerleşim yeri olan
Harabegöl köyünün depremler ve
toprak kaymaları sonucunda
batmasıyla oluşan çukura zamanla
su dolması nedeniyle köyün
yakınında bulanan kaleye bu ad
verilmiştir.
Toprakkale: Eleşkirt ilçesinin
14 km. doğusunda Toprakkale
köyünde bulunmaktadır.
Urartulara ait olan kalenin
tapınak ve yerleşim yerleri
tamamen yok olmuş, günümüze
ancak burç ve duvar kalıntıları
kalmıştır.
Anzavur Kalesi: Patnos ilçesinin
2 km. kuzey batısındaki Anzavur
Tepesinde bulunan kale, Urartu
medeniyetine ait olup M.Ö. 8.
yüzyılda yapılmıştır. Kalenin
duvarları Urartu Kralı Menua,
tapınak kısmı ise İşpuini
tarafından inşa ettirilmiştir.
Cami, Kümbet ve Kiliseler
Beyazıt Eski Camisi (Cami-i
Gevher Digar): Beyazıt
Kalesi'nin güney eteğinde
Birinci Selim tarafından
yaptırıldığı kabul edilen
camidir. Caminin yer aldığı vadi
yamacı düzeltilerek duvar
örülmek suretiyle düz bir
platform oluşturulmuş ve üzerine
bina inşa edilmiştir. Kesme
taştan inşa edilen cami 15x15 m.
boyutlarında kare planlı ve tek
kubbelidir. Yapıda kahverengi,
sarı ve beyaz renkte taşlar
karışık bir biçimde
kullanılmıştır. Caminin giriş
kapısı, beden duvarları,
mihrabı, son cemaat yeri duvar
payları, kubbeye geçiş
sistemleri duvarlardaki
kemerler, pencereler ve minare
estetik bir sadelikte
yapılmıştır.
Toprakkale Camisi: Toprakkale
köyünde 1684 tarihinde Mirza Bin
Adbi Paşa'nın yaptırdığı
camidir. Höyüğün güney
yamacındadır.
Sürmeli Mehmet Paşa Türbesi:
Hamur ilçesi merkezinde olup,
Osmanlı döneminde inşa
edilmiştir. Beyaz, yumuşak
taştan yapılan kümbetin
duvarlarında iki sıralı kırmızı
taştan kuşak mevcuttur.
Üç Kümbetler: Üç kümbetlerden
birisi Patnos ilçesine 2 km.
mesafede olan Ziyaret, ikincisi
Süphan Dağı eteğindeki Taşkıran,
üçüncüsü de Dedeli bucağının
Acım köyündedir.
Hamur Kümbeti: Hamur ilçe
merkezinin kuzeydoğusunda,
Ağrı-Van yoluna 300 m.
uzaklıktadır. Selçuklu
kümbetlerinden ayrı bir mimari
tarzda, altı (gövde kısmı)
dikdörtgen, üstü balık sırtı
biçimindedir. Kümbetin 18.
yüzyılda İshak Paşa'nın
torunlarından İbrahim Paşa
tarafından yapıldığı
söylenmektedir.
Karagöz Kilisesi: Tutak
ilçesinin 26 km. batısındaki
Dayıpınarı köyü yakınında
kayalar oyulmak suretiyle
yapılmış bir yeraltı
kilisesidir.
Üç Kilise: E-23 karayolunun
hemen güneyinde olan Taşlıcay
ilçe merkezine 18 km.
uzaklıktaki Taşteker köyündedir.
Termal Merkezler
Termal merkezler yönünden
oldukça zengin olan Ağrı'nın
Diyadin ilçesinde Yılanlı, Davut
ve Köprü kaplıcaları
bulunmaktadır. Suları romatizma
ve deri hastalıklarına iyi
gelmektedir. İlçenin girişinde 3
yıldızlı bir termal otel
bulunmaktadır.
Dambat Çermiği ve Maden Suyu:
Ağrı'ya 5 km. uzaklıktaki
Yolluyazı (Dambat) köyünde,
Murat Nehri'nin kıyısındadır.
Yerden fışkıran su kükürtlüdür.
Yara, çıban, sivilce gibi deri
hastalıkları ve romatizma için
şifalıdır.
Diyadin Kaplıcaları: Diyadin
ilçesinin 5 km. güneyindedir.
Köprü, Yılanlı ve Davut adlarını
alan üç sıcak su kaynağından
oluşmaktadır. Deri hastalıkları
ile enfeksiyonlara bağlı
romatizmal hastalıklara iyi
geldiği bilinmektedir.
Kaplıcalar Diyadin'in 7 km.
güneyindedir. Sezon süresince
devamlı dolmuş seferleri yapılan
kaplıcalarda 150 yatak
kapasiteli turistik bir otel
bulunmaktadır.
Kuş Gözlem Alanı
Sarısu Ovası
Doğubeyazıt Sazlığı
COĞRAFYA
Ağrı, kuzeyden Kars ve Iğdır,
Batıdan Erzurum ve Muş güneyden
Bitlis ve Van, doğudan İran
sınırı ile çevrilidir.
Ağrı' da mevcut toprağın büyük
kısmını dalgalı, yüksek dağlık
arazi meydana getirir. Ağrı
ilinde dağlar sıralar
halindedir.
Ağrıda bitki örtüsü olarak
zengin otsu bitki türleri
egemendir. İlkbaharda canlanan
otlar, sonbaharda havaların
soğumasıyla tükenir. Kışları
soğuk ve sert yazları kurak ve
sıcaktır.
TARİHÇE
Ağrı ilinin tarihi, Paleolitik
Çağ’a kadar uzanmaktadır. Daha
geç dönemlerde bu bölge ile
Mezopotamya arasında kültürel
ilişkiler olduğunu gösteren Tunç
Çağı araç gereçleri bulunmuştur.
Ağrı ve çevresine yerleşen en
eski topluluklardan biri
Hurrilerdir. M.Ö. 14. yüzyılda
Hititlerin Doğu Anadolu
Bölgesi’ndeki etkinliklerini
yitirmeleriyle ortaya çıkan
Hurrilerden sonra yöre Urartu,
Pers, Makedon, Roma ve Bizans
hâkimiyetine girmiştir. M.S. 7.
yy. ortalarında Arapların eline
geçen ve stratejik konumu
nedeniyle istilalara uğrayan
Ağrı’yı 11. yüzyılda Selçuklular
egemenlikleri altına
almışlardır. Selçukluların
aralıklarla süren egemenlikleri
Moğol akınlarıyla son bulmuştur.
Sonradan İlhanlılar,
Celayirliler, Karakoyunlular,
Akkoyunlular, Safeviler ve
Osmanlı İmparatorluğu
egemenliğine girmiştir. I. Dünya
Savaşı’nda Ruslar tarafından
işgal edilen bölge, 1921 yılında
yapılan Kars Antlaşması ile
Türkiye’ye iade edilmiştir.
NE YENİR?
Ağrı yöresinde hayvancılığın
büyük çapta olması nedeniyle
hayvan ürünleri büyük miktarda
kullanılmaktadır. Ağrı zengin
bir mutfak kültürüne sahiptir.
Saç kavurma en meşhur yemeğidir.
Gosteberg buğulama, Abdigör
köftesi, Hengel, haşıl, erişte,
kuymak, kete, bişi, erdek,
hasude, bulgur pilavı, yalancı
köfte, ekmek aşı,lalanga, ayran
aşı, halise,çiriş ketesi,
murtuğa ve ağızyakan ve deveci
çorbası gibi yöreye özgü
yemekleri vardır.
Ağrı'dan Yemek Tarifleri
Gosteberg Buğulama
Malzemeler:
Genç kuzu veya oğlak eti
Tereyağı
Salça
Gosteberg adı verilen dağ otu
Hazırlanışı: Genç kuzu veya
oğlak kesilip yüzüldükten sonra
ayıklanıp doğranır. Tereyağı ve
salça ile yoğrulur. Üzerine
gosteberg otu ince kıyılarak
serpilir. Tüm bu karışım aynı
hayvanın postu içerisine
koyularak açık yerleri dikilir.
Düz bir yerde üzerine nemli
toprak yığılır, bu toprağın
üzerinde bir saat kızgın ateş
yakılır. Bir süre
dinlendirildikten sonra post
açılarak servis yapılır.
Selekli Saç Kavurma
Malzemeler:
Taze oğlak veya kuzu eti
Sarımsaklı yoğurt
Tereyağı
Hazırlanışı: Et doğranır içine
tereyağında eritilmiş salça
konur, bu şekilde kızartılan et
indirilip bir süre
dinlendirilir. Üzerine
sarımsaklı yoğurt dökülerek
servis yapılır.
Abdigör Köftesi
Malzemeler:
Kemiksiz kuzu, oğlak veya dana
eti
Soğan
Haşlanmış pirinç
Baharat
Hazırlanışı: Taze et dövülerek
hamur haline getirilir, baharat
ve haşlanmış pirinçle yoğrulur
köfte yapılır. İnce doğranmış
soğanlar suda tuzla birlikte
kaynatılır, kaynayan suya
köfteler atılır. Piştikten sonra
bir saat kadar dinlendirilen;
köfteler; pilav üzerine
konularak servis yapılır.
NE ALINIR?
Ağrı’da küçükbaş hayvancılığın
fazla yapılması nedeniyle
halıcılık en önemli el
sanatıdır. Bunun yanında kilim,
kazak, keçe ve çorap gibi el
sanatları da vardır.
LİNKLER
Ağrı Valiliği http://www.agri.gov.tr/
OHAL Valiliği http://www.ohal.gov.tr/
YAPMADAN DÖNME
İshak Paşa Sarayı'nı görmeden,
Dağcılar için, Türkiye ve
Avrupa'nın en yüksek dağı olan
Ağrı Dağına çıkmadan, (izin
almayı unutmayın)
Abdigör Köftesini tatmadan,
Kış ayları için bir kaç çift
tiftik eldiven ve çorap almadan
...
Dönmeyin
|
|
|
|
|
|
|