ANNESİNDEN TEMEL'E MEKTUP
"Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için
mektubu yavaş yavaş yazıyorum...
Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde
yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, "İnsanların başına genellikle
evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini"
okumuş; o yüzden taşındık...
Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce
oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı
numarasını söküp götürmüşler...
Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört
gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden
beri bir daha gömlekleri göremedim.
Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi
ise dört gün sürdü...
Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan 'o koca
düğmelerle paket çok ağır olur' deyince düğmeleri kopartıp
yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...
Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere
yapıştırmış bulundum... Sevgiler... Annen"
YELPAZE
temel birgün kışin ortasunda otirup yelpazeleniyormiş. dursin
-napiyon temel kişın ortasinda yelpazeyle hava buz gibu zaten
napiyon
temel..
kilimalar kişin sicak hava üfliyor ya eee yelpazede kişın sicak
hava üfleeer.
babanın
mali
bır gün temel ve karısı fadime uçakla yolculuk yapıyormuş uçak
birden sallanınca fadime yan koltukta ki temeli dürtmüş -ula
temel uçak düşi demiş.Temel - düşerse düşsün babanın malimi dur
demiş
Ne biçim
kadın gönderdin bana ?
Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir
akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.
Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu
otelin sahibi açmış.
Temel, ne istediğini söylemiş:
"Bana bir fahişe bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi
şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:
"Demin gelen müşteri kadın istiyor..."
Otelin sahibinin karısı öfkeden deliye dönmüş:
"Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o
müşteriye ağzının payını ver..."
Otel sahibi, müşteriye ağzının payını verme fikrini pek
tutmamış:
"Adama ne söyleyeceğim karıcım, bir terbiyesizlik eder, başım
derde girer..."
Kadın çok sinirliymiş:
"Sen gitmezsen, ben gider söylerim..."
Ve, hışımla merdivenleri çıkıp Temel'in ağzının payını vermeye
gitmiş. Kocası da aşağıda bekliyormuş. Yukardan gürültüler
gelmeye başlamış.
Onbeş yirmi dakika sonra Temel aşağıya inmiş. Üstü başı
yırtılmış, yüzü tırmıklanmış...
Otelcinin yanına gidip bir güzel çıkışmış:
"Ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. Becerene
kadar anam ağladı.